Erişkin Dejeneratif Skolyoz

Erişkin skolyozu, ilerleyen yaşlarda omurgada oluşan dejenerasyon neticesinde, harabiyet, omurga kemiklerinde erimeler, ligamanların kuvvetinin zayıflaması, kalınlaşması, kasların zayıflaması ve fıtıklar ile görülen bir dejenerasyondur. Başlangıç yaşı 60 yaş civarındadır. Toplumda %2 ile %32 arasında görülür. Osteoporotik hastalarda hızlı ilerler. Lomber dar kanal ile beraber görülebilir.

Tanı

Hastanın hikayesi ve muayenesi çok önemlidir. Omurgada yaşlanma süreci neticesinde oluşan eklemler ve ligamanlarda kalınlaşma ve disk mesafelerinde çökme ile omurgada kayma neticesinde sinir yapılarına bası oluşur. Bunun neticesinde bacakklarda kuvvet ve duyu kusurları oluşabilir. Hastalar sıklıkla şiddetli bel ve sırt ağrısı ile yürüme güçlüğü ile başvurur. Hasta yürümeye başladıktan bir süre sonra bacaklarında ve ayaklarında uyuşma, karıncalanma ve yanma hissi nedeniyle durmak zorunda kalır. Bu tabloya nörojenik kladikasyon adı verilir. Ayrıca hastalar, duruş bozukluğu nedeniyle öne yada yana eğilerek yürürler.

Tam ve detaylı preoperatif değerlendirme için düz bel rontgenleri, hareketli bel rontgenleri, duruşu ve vücut dengesini değerlendirmek için ayakta skolyoz grafileri çekilir. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) ile sinir dokuları ve yumuşak dokular detaylı bir şekilde incelenir. Omurilik kanalı ve sinir dasıları değerlendirilir. Bilgisayarlı Tomografi (BT) ile kemiklerin ve eklemlerin detaylı ve üç boyutlu incelemesi yapılabilir. Tüm bu radyolojik tetkikler tamamlandıktan sonra skolyozun tipine, omurgalardaki kaymalara, kanal darlığına, eğriliğin yerine ve tipine karar verilir.

Doğal seyir

Erişkin omurga deformitesi olan hastalarda doğal seyiri tahmin etmek çok güçtür. Bu hastaların omurgadaki patolojilerini spinal dar kanal, osteoporoz, lomber disk hernisi, bel ağrısı, omurga ve vücut dengesizliği de etkiler. Ayrıca hastaların ileri yaşlarda olması nedeniyle zaman içinde eklenecek diabet gibi sistemik hastalıklar da bu doğal seyrin anlaşılmasını güçleştirebilir. 

Tedavi 

Erişkin deformite hastalarında doğal seyir tayini ve kesin tedavi endikasyonlarını belirlemek güçtür. Genellikle önce konservatif tedavi denenir ve hasta takibe alınır. Konservaif tredavide korse uygulamaları, fizik tedavi, rehabilitasyon, narkotikler, girişimsel işlemler ve yatak istirahati denenebilir. Bu sayede çok ağır şikayeti olmayan hastaların şikayetleri azalabilir hatta geçebilir. Özellikle 30° altında eğriliği olan hastaların ilerlemesi beklenmez. Ayrıca osteoporozu olmayan ya da cerrahisi riskli olan hastalar da konservatif tedavi alabilirler. Bazı hastaların konservatif tedavide zaman kaybetmemeleri gerekir. Bunun nedeni, hastalar gereksiz ağrı çekmesmesi, varolan sinir basıları artmaması ve deformitenin  ilerlememesi içindir.

Çok şiddetli bacak ya da bel ağrısı olup yaşam kalitesi bunlara bağlı belirgin düşmüş hastalar, yürüme mesafesi çok kısalmış, günlük fonksiyonlarını yerine getiremeyen hastalar cerrahi olabilirler. 50° üstünde eğriliği olan hastalar yüksek oranda ilerleme riskine sahip oldukları için cerrahi adayıdır. Eğrilikleri ilerleyen ve konservatif tedaviden fayda görmeyen hastalar cerrahi tedaviye adaydır. Cerrahide yapılan, osteotomilerle omurganın bazı bölümlerini çıkartmak, sinir basısına neden olan kalınlaşmış ligaman yapılarını ve kemikleri çıkartmak ve omurgaların tekrar dizilimini sağlamak için enstrumante etmektir. Erişkin deformite cerrahisi çocuk deformite cerrahisine göre komplikasyonları daha yüksek bir cerrahidir. Eğer cerrahi erken yaşlarda yapılabilirse eşlik eden hastalıklardan daha çok kaçınılmış olabilir.